İdrar Kaçırma Teşhisi ve İdrar Kaçırma Ameliyatı
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

İdrar Kaçırma Teşhisi ve İdrar Kaçırma Ameliyatı

İdrar Kaçırma Teşhisi ve İdrar Kaçırma Ameliyatı

Üriner inkontinans teşhisinde en önemli etken kişinin hikayesidir. İnkontinansın ne zaman başladığı, ne yoğunlukta ve sıklıkta olduğu, hayat kalitesine etkisi, hastanın hikayesinden inkontinansın tipi ve şiddeti anlaşılabilir. Hikaye haricinde tanıya yardımcı edebilecek çeşitli özel ve non-spesifik testler mevcuttur;

Mesane günlüğü

Günlük olarak tüketilen sıvılar ve idrara çıkma sıklık ve miktarını içeren bir durumdur. Ortalama olarak 1 hafta boyunca kayıtları tutulur ve bireyin idrar yapma profili ve inkontinansın oranı belirlenir.

 İdrar analizi:

Yapılacak idrar analizi ile, idrar yolu infeksiyonları, idrarda kan ya da taşa ait belirtiler bulunabilir.

Kan testleri:

Kan testleri doğrudan olarak inkontinans teşhisi için yararlı olmamakla birlikte, inkontinansa yol açabilecek diyabet gibi sistemik hastalıkların araştırılması bakımından fayda sağlayabilmektedir.

Postvoid rezidüel ölçüm (PVR):

Hasta, idrarını yapmasının ardından, mesanede kalan idrarın doktor tarafından ince bir kateterle ya da ultrasonografi ile ölçülmesi yöntemidir. İşeme ardından mesanede fazla oranda kalan idrar varlığı, idrar yollarında tıkanıklık, idrar yollarında sorun ya da mesanenin sinir ya da kas tabakasında problem olduğunu ele verir.

Pelvik ultrasonografi:

Ultrasonografi ile mesane potansiyeli ve mesane böbrekler, idrar yollarında anomaliler, tümörler, taş ve tıkanmalar teşhis edilebilir.

Stress test:

Jinekolojik muayene sırasında, hastanın öksürme ya da ıkınması ile karın içi basınç artışı sağlanır ve idrar kaçırmanın mevcut olup olmadığı gözlenerek yapılır. Basit ancak mühim bir testtir.

Ürodinamik testler:

Bu testler mesanenin dinlenme ve işeme sırasında basınçların ölçümü prensibine dayalı testlerdir. Üretra ve mesaneye kateter yerleşimi ve özel basınç ölçer cihazlar gerektiren testlerdir. İnkontinans teşhisi için her zaman gerekli olmamakla birlikte, özellikle inkontinans tipinin belirlenemediği hastalarda tedavi yöntemleri konusunda yararlı olur.

Sistogram:

Mesaneye kontrast boya maddesi verilerek ardından çekilen seri X ray röntgen grafiler ile idrar yollarında sorunlar teşhis edilebilir.

Sistoskopi:

Kamera sistemi barındıran ince bir kanül ile üretradan girilerek mesane ve idrar yollarının doğrudan olarak gözlenmesi tekniğidir. İdrar yollarındaki patolojiler doğrudan olarak gözlenir ve aynı muayenede lezyonlara müdahale edilebilir. Ofis koşullarında bile uygulanabilmesine rağmen çoğunlukla ameliyathane koşullarında genel ya da spinal anestezi ile kolaylıkla yapılabilir.

İdrar kaçırma ameliyatı nasıl uygulanır?

Cerrahi uygulamalar ve operasyonlar:

Sentetik materyal injeksiyonları

Karbon kaplı zirkonyum, kalsiyum hidroksiapatit, polidimetilsiloksan gibi çeşitli sentetik materyaller, üretra altına ve bölgesine injekte edilir.Üretra altındaki deste doku ve mesane boynunun destekleyerek inkontinası önlerler. Oldukça kolay bir yöntem olup ofis koşullarında lokal anestezi ile 5 dakikada tamamlanan bir işlemle uygulanmasına rağmen sıklıkla müdahalenin belli periyotlarda yenilenmesi gerekir. Başarı oranları % 60 dolaylarındadır.

Botulinum toxin tip A

Mesanenin kas tabakasına Botox uygulaması, özellikle hiperaktif mesane sendromu ve urge inkontinans tiplerinde başarı sağlanır. Fakat Botox uygulaması fazla yapılırsa, hasta idrar yapmada güçlük çekebilir. Her 6-9 ayda bir yinelenmesi gereklidir.

Cerrahi tedavi

Günümüzde cerrahi tekniklerin gelişmesi ve sentetik mesh teknolojisinin ilerlemesi ile beraber, cerrahi tedavi en yaygın ve en etkili tedavidir. Fakat hasta seçimi ve uygun cerrahinin tercih edilmesi başarı için oldukça önemlidir. Cerrahi abdominal (karından), laparoskopik ya da vajinal yolla uygulanabilmektedir. Günümüzde yapılan en etkin teknik vajinal yolla gerçekleştirilen cerrahi yöntemlerdir. Hasta operasyondan bir gün sonra taburcu edilebilmekte ve hemen normal hayatına geri dönebilmektedir. Bugün, en yaygın olarak kullanılan cerrahi prosedürler, Sling (Askı) ameliyatlardır. Sentetik ya da biomateryal kullanılarak pelvik askı oluşturulması, mesane boynu ve üretranın desteklenmesi prensibiyle çalışan operasyonlardır. TVT, TOT ve mini-sling yöntemleri oldukça yaygın bir şekilde uygulan operasyonlardır. Ameliyathane koşullarında, yaklaşık 15 dakikada, genel ya da spinal anestezi altında uygulanabilir. Hasta hemen ertesi gün taburcu olur. Başarı oranları % 90′ nın üzerindedir ve uzun dönem sonuçları oldukça başarılıdır. Dünyada en yaygın uygulanan jinekolojik müdahalelerdir. Komplikasyon oranları oldukça azdır. Özellikle en yaygın olarak görülen inkontinans tipi olan stres inkontinans ve mixt tip inkontinansda neticeler ve hastanın hayat kalitesine etkileri oldukça sevindiricidir.
Laparoskopik olarak BURCH müdahaleleri de vajinal cerrahiyle yakın başarı oranlarına sahiptir. Uygun hastalarda güvenle uygulanmaktadır. Açık abdominal cerrahi ise, yalnızca inkontinans için ender bir şekilde uygulanmaktadır.

Yorumlar

Bir yorum yazınız