Menopozda Yapılan Hormon Testleri Nelerdir?
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Menopozda Yapılan Hormon Testleri Nelerdir?

Menopozda Yapılan Hormon Testleri Nelerdir?

Menopoz teşhisi için hormon testleri ne zaman yapılır?

Menopoz dönemine girdiği ile ilgili olarak şüphe duyulan bir kadında hormon seviyesi adetin 3. günü yapılan kan tahlillerinden yararlanılarak incelenir. Söz konusu hormon tahlilleri için hastanın aç veya tok olması gerekmez.

Açlık ya da tokluk durumu tahlil neticelerini etkilemez. Şayet söz konusu hasta aylardır adet görmüyorsa değerlendirilmesi yapılacak olan hormon tahlilleri herhangi bir gün yapılabilir.

Menopoz teşhisi açısından değerlendirilen hormon testleri:

  • FSH

Menopozun teşhis edilmesi konusunda en değerli hormon FSH hormonudur. FSH hormonu beyinde hipofiz olarak adlandırılan bölgeden salgılanır ve salgılanan bu hormon yumurtalıklara etki ederek yumurtaların (foliküllerin) büyümesi konusunda yardımcı olur ve buradan östrojen gibi diğer hormonların da salgılanmasını uyarır.

Menopoz döneminin öncesi bir evredeki kadında adetin üçüncü günü kontrol edilen FSH hormonu değeri 20’nin altındadır. (mlU/ml) FSH düzeyinin 10’un altında olması yumurtalık kapasitesinin sorun olmadığını ve östrojen hormonu üretiminin uygun olduğunu, yumurtaların iyi bir şekilde geliştiğini gösterir. 10’un üzerinde çıkan hormon değerleri yumurtalık haznesinin yavaşça azalış gösterdiğini belirtir, 15-20 arasında çıkan değerler de menopoz dönemine girilmeye yaklaşıldığını işaret eder, genellikle bu kadınlarda adet kanamaları seyrek olarak gerçekleşir.  Genellikle 30’un üzerinde çıkan FSH hormon değerleri artık kalıcı olarak kadının menopoz dönemine girdiğini belirtir ve kadın da artık hiç adet kanaması yaşanmaz ya da adet kanamaları oldukça seyrekleşir.

Adet döngüsünün 3. günü ya da ilk günleri haricinde adet kanaması başladıktan daha sonra ya da adet kanamasının gerçekleşmesine yakın evrelerde kontrol edilen FSH değerlerinin yüksek çıkması normaldir, bu yüzden menopoz incelenmesi konusunda kullanılamaz.

  • ÖSTROJEN (ESTRADİOL, E2)

Menopoz dönemine girilmesi beraberinde kandaki östrojen hormon düzeylerinde azalma meydana gelir. Çünkü östrojen hormonu yumurtalıklarda büyüyen yumurtalar (folikül hücreleri) sayesinde üretilir. Menopoz dönemine girilmesi ile beraber yumurtalıklarda (overlerde) yumurta büyümesi ve yumurtlama (ovulasyon) duracağı sebebi ile östrojen hormon üretimi de yavaşlar.

Normalde yani menopoz öncesi süreçte adetin 3. günü bakılan östrojen hormon düzeyi: 25-140 pg/ml arasında yer almaktadır. Menstruel periyodun orta döneminde ya da adet kanamasının görülmesine yakın dönemde östrojen hormon değeri daha yüksek çıkabilir. Menopoz teşhisi için adetin 3. günü kontrol edilen östrojen hormonu düzeyi oldukça önem taşımaktadır.

Ancak östrojen hormonu değeri menopoz teşhisi konusunda FSH hormonu kadar önemli değildir. Örnek vermek gerekirse adetin 3. günü kanda hormon değerleri analiz edilen bir kadında östrojen hormonu değeri düşük olmasına karşın FSH hormonunda artışa rastlanmıyorsa bu kadının menopoz dönemine girdiği konusu akla gelmez, östrojen hormonunun azalmasının başka nedenlere bağlı olduğu düşünülür.

  • LH

Normal dönemde yani menopoz öncesi süreçte bir kadında adetin 3. günü değeri kontrol edilen LH hormonu düzeyi: 5-20 mlU/ml arasındadır. Menopoz dönemi başladığı zaman LH hormon düzeyinde de FSH gibi artış gözlemlenir fakat LH hormonu düzeyinin artışı FSH hormonu seviyesine göre daha geç bir surede başlar. LH hormonu seviyesi menopoz teşhisi koymak adına genellikle değerlendirilmez. FSH hormon değeri menopoz teşhisi açısından başvurulan en önemli kriterdir.

  • İNHİBİN B

İnhibin B hormonu overlerde (yumurtalıklarda) sertoli ve granüloza hücrelerinden salgılanmaktadır. İnhibin B beyinden salgılanan FSH hormonunun baskılanmasını sağlar. Menopoz döneminin yaklaşması ile yumurtalıklardan salgılanan İnhibin-B hormonunun azalması açısından FSH hormonu düzeyinde artış saptanır. Pratikte İnhibin B hormonu değerinin incelenmesi yaygın bir şekilde kullanılmamaktadır.

  • TESTOSTERON ve PROGESTERON

Söz konusu iki hormonun değerin de menopoz dönemine girilmesiyle birlikte azalma yaşanır fakat bu iki hormon seviyesinin değerlendirmesine menopoza girilip girilmediği açısından teşhis etmek için kullanılmazlar.

  • HCG

HCG hormonu kanda gebelik testinde değerlendirilen hormondur.  Bu hormon kadınlarda yaşla faktörüne bağlı olarak hafif artış gösterir bu yüzden özellikle 40 yaş üzerindeki kadınlarda hafif yükseklik (30-40 civarındaki değerler) gebelik konusunda şüphe duyulmasına neden olabilir. Menopoz dönemi sonrası yaşlarda da HCG hormonu seviyesinde hafif düzeyde yükselme görülür fakat menopoz teşhisi açısından ilgili hormon değerinin incelenmesi pratikte kullanılmaz.

Menopozun yaklaştığı geçiş döneminde hormonal değişiklikler:

Menopozal geçiş sureci menopozun yaklaştığı ve adet görmenin olduğu son bir kaç yılın dahil olduğu donemdir. Ülkemizde kadınlarda gözlemlenen menopoz yaşı ortalama 46-48 arasında yer almaktadır. Genellikle 44-45 yaşları veya bazı kadınlarda 50’ye yakın yaşlar menopoz dönemine yakın geçiş dönemi olarak bilinmektedir.

Bazı kadınlarda menopoz dönemine erken girildiği de bilinmektedir. Erken yaşlarda meydana gelebilen menopoz döneminde hormonlarla ilgili önemli hususlar:

  • Menopoz döneminin yaklaştığı senelerde öncelikli ve en önemli hormonal değişim FSH hormonu seviyesindeki artıştır.
  • Bu dönemde östrojen hormonu düzeyinin değerinde azalma olmayabilir. Östrojen hormonu seviyesindeki azalma genellikle menopoz surecine tam olarak girmekle, adet kanamalarının tümüyle kesilmesine yakın bir dönemde meydana gelir.
  • FSH hormonu 45-46 yaşlar aralığında artış gösterirken, östrojen (E2) hormonu seviyesin de de50 yaş civarında azalmaya rastlanmaktadır.
  • Bu yüzden menopoza geçiş sürecinin ilk dönemlerinde rastlanan FSH hormonu değerinin yükselmesi sebebi östrojen hormonunun azalması değil İnhibin B hormonu seviyesindeki azalmadır. Hatta artış gözlemlenen FSH hormonu östrojen üretiminin artmasına sebebiyet vermektedir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız